İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16664 K.2016/662

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Esas2015/16664Karar2016/662Tarih25 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.116 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/16664 E., 2016/662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.116 kelime·6 dk okuma

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne, Davacılar murisi E...D...'ın davalılar E... İnşaat ve Asansör San. Tic. A.Ş., C... Asansör İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., S... Asansör Aluminyum ve Makina Tic. Ltd. Şti., dahili davalılar ... ve ...'ın murisi H...D...'a ait işyerinde iş sözleşmesine dayalı olarak asgari ücret esas olacak şekilde çalıştığının, davacının; 1997 yılından 360 gün, 1998 yılından 360 gün, 1999 yılından 360 gün, 2000 yılından 360 gün, 2001 yılından 360 gün, 2002 yılından 360 gün,2003 yılından 360 gün, 2004 yılından 184 gün bildirilmeyen prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum ve davalılardan H... D... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.

Davaya konu somut olayda ise davacının 6 farklı işveren aleyhine açtığı bu davada mahkemece verilen kararda belirlenen sürelerin hangi işverene ait hangi işyerinde geçtiğine dair herhangi bir tespit yapılmaksızın, hükmün infazını de engelleyecek şekilde herhangi bir işveren belirtmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

2-Eldeki davada, mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 14.01.2013 günlü ve .../...E. .../... K. sayılı ilamı ile davacının çalışma iddiasının gerçekliği bakımından davalılar arasında öncelikle talebe konu dönemde davacı adına bildirim yapılan dava dışı başka bir şirket nedeniyle bu şirketin davaya dahili, sonrasında ise davacının çalışma iddiası bakımından davalılar arasında ne tür bir ilişkinin bulunduğunun belirlenmesi bakımından işyeri devri ve organik bağın bulunup bulunmadığının tespiti ile çalışma iddiası bakımından bordrolu tanıkların tespiti ile beyanlarının alınmak üzere araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek dairemizce bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Eldeki davada da bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmayıp, öncelikle ilk kararda davacı lehine verilen toplamda 2221 günlük süreye ilişkin verilen kararın davacı avukatı tarafından temyiz edilmediği, ilk kararın sadece davalı kurum avukatınca temyiz edildiği dikkate alınarak temyiz etmeyenler yönünden usuli kazanılmış hakkın oluştuğu dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar bakımından 01.03.2003 tarihinden sonraki dönem hakkında yeniden kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Ne var ki mahkemece bozmadan sonra yapılacak araştırma ile bozma sonrası davaya dahil edilen C... Asansör İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. bakımından yapılacak araştırma ile C... Asansör İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti nezdinde davacılar murisinin çalışmalarının, 01.03.2003 tarihinden sonra geçtiğinin belirlenmesi halinde usuli kazanılmış hak durumunun oluşmayacağı dikkate alınmalıdır.

Diğer taraftan daha önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere davalılar arasında şirket ortaklığı veya işyeri devri işleminin bulunup bulunmadığı hususları mahkemece yeterince araştırılmamış, davacılar murisinin hizmetleri nedeniyle davalı Kurumca davalı şirketler hakkında herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı hususu irdelenmeksizin, davacılar murisinin hizmet döküm cetvelinde yer alan 10.02.2004-01.06.2004 tarihleri arasında bildirim yapıldığı anlaşılan Y...

Çelik Disk Tarım Manikaları San. AŞ. adına tescilli ... sayılı işyerinin adresinin davacının çalışmalarının geçtiği adres ile aynı olup olmadığı ve diğer davalılarla arasında ne tür bir ilişkinin bulunduğu, tüm davalılar bakımından adlarına tescil edilen işyerlerinin adreslerinin aynı olup olmadıkları aynı ise kapsam tarihlerinin çakışıp çakışmadığı, çakışıyor ise hangi davalı bakımından işyerlerinin işletildiği,

şayet işyerlerinin davalı şirketler arasında devri söz konusu ise hangi tarihler itibari ile devri işlemlerinin gerçekleştiği ayrı ayrı ve infazı kabil şekilde belirlenmeksizin verilen kararın yeterli araştırmaya dayalı olarak verildiğinden bahsedilmesi olanaksızdır.

3-506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Yukarıda sayılan belgelerin ve bu kapsamda işe giriş bildirgesinin süresi içerisinde kuruma verilmesinden önceki döneme ilişkin dönemler hak düşürücü süreye tabi olur ise de, sonraki süreler bakımından hak düşürücü süre söz konusu olmayacaktır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21 - 43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını yada kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez.

Eldeki davada da, davacılar murislerinin hizmet döküm cetvelindeki 10.02.2004-01.06.2004 tarihleri arasında bildirim yapıldığı anlaşılan Y...Çelik Disk Tarım Manikaları San. AŞ. ile davalı diğer şirketler arasında organik bağın varlığı geçerli ve usulünce ispatlanamadığı takdirde hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve kesintili çalışmanın varlığının yeterinde araştırılmaması da hukuka aykırı olup, bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, temyiz eden tarafların avukatlarının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine, 25.01.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/16664, K. 2016/662, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16664
Karar No
2016/662
Tarih
25 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/16664 K.2016/859
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/16664 K.2016/781
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/16664 K.2016/305
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/16665 K.2016/348
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/16665 K.2016/851
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/16666 K.2016/567

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.