KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/17125 E., 2015/20414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 26/1. maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunması;
fiili ödemenin mevcudiyeti halinde ise, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarının kusur karşılığı ilk peşin sermaye değerinin kusur karşılığından düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerekir.
Davacı kurum, asıl davada, 13.07.2007 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirlerin, 506 sayılı Kanunun 26/2. maddesince rücuen tazminini talep etmiş, bozmaya uygun olarak anılan Kanunun 92. maddesi gözetilerek hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri bildirilmiş, ancak hak sahiplerinden ... ve ...'nin gelirden çıktıkları, yapılan ödemelerin fiili ödemeye dönüştüğü anlaşılmasına rağmen, ... yönünden, gelirin ilk peşin değerinin kusur karşılığının, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından daha düşük olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyen yönünden Kurumun lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/17125, K. 2015/20414, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama