KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/17184 E., 2016/14378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Dava, ... ... sigortasına giriş tarihinin...de sigorta başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, ... ... sigortasına giriş tarihinin 13.6.1996 olduğunu 1559 gün borçlandığını 3201 sayılı Yasanın 5/2 maddesi geregi Türkiye’de sigortalılık başlangıcının 16.2.1992 olarak belirlenmesi tespitini istemiş, Mahkemece, rant giriş tarihinden önceki bir tarihin sigorta başlangıcı olamayacağı gerekçesiyle ranta giriş tarihi olan 13.6.1996 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti ile ... Devleti arasında imzalanan ... Güvenlik Sözleşmesinin konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü fıkrası hükmü uyarınca, ... ... sigortasına giriş olan 13.6.1996 tarihinin; davacının, Türkiye’de 2.8.2013 tarihinde başlayan 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamındaki çalışması ve bu kapsamda 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanma dikkate alınarak, 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında öngörülen sigortalılığa giriş niteliğinde olmasına göre, 4/1-a maddesi kapsamında sigorta başlangıcına karar verilmesi gerekirken verilmemesi hatalıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326'ncı maddesinde belirtildiği üzere, vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderlerinin davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletileceği ve davacının yargılama aşamasında istemin bir kısmının hüküm altına alınmasından dolayı davalı Kurum lehine vekalet ücreti ve kısmen kabule göre yargılama giderine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./..
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/17184, K. 2016/14378, 1 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama