KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/17413 E., 2016/13354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2016
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
...
Dava, yurtdışında .... vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde...vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ve .... sigortasına giriş tarihinin ....’de sigortalılık başlangıcı olarak belirlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yurtdışında ... vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde... vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve.... sigortasına giriş tarihinin....’de sigortalılık başlangıcı olarak belirlenmesi tespitini istemiş, Mahkemece, yurtdışında ... vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde ...vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ve henüz borçlanma gerçekleşmediğinden sigorta başlangıcı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kabul hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde borçlanmaya yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326'ncı maddesinde belirtildiği üzere, vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderlerinin davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletileceği ve davacının yargılama aşamasında istemin bir kısmının
./..
hüküm altına alınmasından dolayı sigorta başlangıcı yönünden talebin reddine ve davalı Kurum lehine vekalet ücreti ve kısmen kabule göre yargılama giderine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/17413, K. 2016/13354, 3 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama