KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/17566 E., 2016/491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 15.06.2015
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Dava, davacı aleyhine sosyal güvenlik destek primi borcu tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; Kurumun 10.05.2013 tarihli yazısı ile, davacının ... ortağı olduğu ve bu nedenle de 5510 SK'nun 30. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle 01.09.2010-01.05.2013 tarihleri arası döneme ilişkin sosyal güvenlik destek primi borcu çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali talebini içermektedir.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen (dava konusu alacağın ödenmesi gibi) bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Eldeki davada, Mahkemece Dairemizin .. gün, ... sayılı bozma ilamı sonrası yapılan yazışmada, Kurumun 06.04.2015 tarihli yazısında, davacının ...’nin ortağı olduğunun sehven bildirildiği, ancak bu şirkette herhangi bir ortaklığının bulunmadığının anlaşılması üzerine sosyal güvenlik destek primi borcunun iptal edildiği belirtilmiş olup, bu durumda, mahkemece de kabul edildiği üzere, davanın da konusuz kaldığı belirgindir.
Bu çerçevede; davalı Kurumun 06.04.2015 tarihli yazısı da gözetilerek, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/17566, K. 2016/491, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama