İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/18431 K.2018/1786

Dava, yersiz olduğu iddiası ile ödenen yaşlılık aylığının iadesi amacıyla başlatılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı…

Esas2015/18431Karar2018/1786Tarih7 Mart 2018Okuma4 dk · 719 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/18431 E., 2018/1786 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2018
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

719 kelime·4 dk okuma

Dava, yersiz olduğu iddiası ile ödenen yaşlılık aylığının iadesi amacıyla başlatılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

11.05.1999 tarihli tahsis talebine istinaden, 01.10.1972-20.04.1982 ile 22.03.1985-31.07.1996 tarihleri arasında kalan sürede terzilik mesleğine dayalı olarak, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu, 02.08.1996-30.09.1998 tarihleri arasında kalan sürede ise 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilen süreleri ile 720 günlük (1968-1970 yılları arasında) askerlik sürelerini borçlanması ile 9026 gün üzerinden 01.06.1999 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılan davacı hakkında,

16.11.2010 tarihli TR 4 belgesi ile 01.06.1981-31.12.1999 ve 01.01.2000-16.04.2000 tarihleri arasında ...’da Ranta tabi çalışmalarının olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, davacı Kurumca 13.01.2012 tarihli işlemle, Almanya’da geçen çalışma sürelerine göre sigortalılık sürelerinin iptali nedeniyle aylığın başlangıçtan itibaren iptali ile 26.12.2001-26.12.2011 tarihleri arasında kalan sürelerde davalıya ödenen aylıkların iadesi ve 5510 sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin “a” bendi kapsamında borç tahakkuk ettirildiği,

bu borç nedeniyle davalı hakkında yapılan takipte davalının itirazının iptali ile inkâr tazminatı istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 üncü ve 25 inci maddelerinde kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.

Daha sonra, Kanunun 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddesinin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı kabul edilebilmesi için, esnaf ve sanatkârlar gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar yönünden vergi kaydı, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunma koşulu getirilmiş;

anılan madde 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirilip kapsam genişletilerek, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar (vergi kaydı bulunanlar) veya esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olanlar zorunlu sigortalı olarak kabul edilmiş, anılan düzenleme 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur.

Eldeki davada, davalının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığına ilişkin olarak 01.10.1972 itibari ile başlatılan sigortalılık süresi bakımından, davalının terzilik mesleğine dayalı zorunlu sigortalılığının devam etmesi karşısında, 01.06.1981 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun hükümleri yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmış kişi” ve dolayısıyla “zorunlu sigortalı” olarak kabul edilemeyeceği belirgin olup, mahkemece bu yöndeki irdeleme yerindedir.

Diğer taraftan, anılan Kanun hükümlerinde yurt dışında çalışma olgusu isteğe bağlı sigortalılığı engelleyici neden olarak öngörülmediğinden, davalının 02.08.1996-30.09.1998 tarihleri arasında geçen isteğe bağlı sigortalılık süresinin geçerli olduğu dikkate alınmalı ve sosyal güvenlik ilkesine uygun bir yaklaşımla, dava konusu dönemde zorunlu sigortalılık nedeniyle ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Ne var ki, davalının prim ödemelerine göre Kurumdan sorularak tespit edilecek isteğe bağlı sigortalılık süresi, ancak ileriye yönelik olarak dikkate alınabilir niteliktedir.

Başka bir deyişle, ödenen primlerin karşıladığı sigortalılık süresi, ancak 01.06.1981 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeli ve tahsis şartları bakımından yapılacak irdeleme ile sonucuna göre aylığın iptalinin gerekip gerekmediği hususunda yapılacak değerlendirme ile karar verilmelidir.

Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Kabule göre de itirazın iptali davalarında, nispi vekâlet ücreti tayini gerekirken yazılı şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum ve davalı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 07.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/18431, K. 2018/1786, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/18431
Karar No
2018/1786
Tarih
7 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18432 K.2018/3070
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18437 K.2018/3071
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18443 K.2018/7568
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18445 K.2018/3072
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/18451 K.2018/3073
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/18453 K.2018/9366

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.