KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/19418 E., 2016/4997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Dava, 03.10.2002 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, ... ve diğer davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı ...’ün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Diğer davalıların temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, çatı işinin anahtar teslimi ...’e verilip verilmediği, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup olmadığının irdelenmesi, ...’ün işveren olduğunun saptanması halinde yöntemince davaya katılımının sağlanması hususları belirtilmiş, bozma sonrası ... davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, davacının davalı muris ...’nın, bina çatı onarım işinde dahili davalı ... işçisi olarak çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece her ne kadar bir kısım davalılar murisi ...’da işveren olarak kabul edilmiş ise de; bir önceki bozma ilamımızda ayrıntıları belirtildiği üzere, yazılı sözleşme, tanık beyanları, ceza dava dosyası ile diğer deliller nazarında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, eser sözleşmesi niteliğinde olduğu belirgin bulunmakla, muris ...’nın
./..
mirasçısı olan davalılar yönünden davanın husumetten reddine dair karar verilmesi ve davalı ...’ün işveren olarak kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı ... dışındaki diğer davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/19418, K. 2016/4997, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama