KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/19701 E., 2017/7369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4,b/4. maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı taraf, Kurumun müteveffa sigortalısı....'ın 01/04/2007 tarihi ile ölüm tarihi olan 28/03/2013 tarihleri arasında (davalı kurumca kabul edilen süreler haricinde) kesintisiz tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davalı kurumun aksi yöndeki işleminin iptali ile müteveffa sigortalı ....'ın hak sahibi olmalarından dolayı, ölüm aylığı talep tarihi olan 17/07/2013 tarihini takip eden ay başı olan 01/08/2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacılar murisi ...'ın; 01/04/2007-31/12/2007 tarihleri arasındaki sigortalılık süreleri davalı kurumca kabul edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 01/01/2008 tarihi ile 28/03/2013 ölüm tarihi arasında da 5510 sayılı Kanunun 4/1-b (4) alt bendi uyarınca Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine, davalı kurumun davacılara aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin işleminin iptali ile davacılara 01/08/2013 tarihinden itibaren itibaren geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Davaya konu talebin, 01.04.2007–28.03.2013 dönemine ilişkin olup, 01/04/2007-31/12/2007 dönemi hakkında davalı Kurumun dava tarihinden önce davacıyı tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil ettiği anlaşılmakla, bu dönem hakkında hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi kapsamında düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/19701, K. 2017/7369, 30 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama