KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/20002 E., 2018/1427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile ... arasındaki dava hakkında...İş Mahkemesinden verilen 04.06.2015 günlü ve 2014/56 E. - 2015/279 K. sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Gıyabi hükmün davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”.
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Somut olayda; gıyabi hükmün, mernis adresi araştırılmaksızın, davalıya Tebligat Kanunu 35. maddesine göre teblig edildiği, dolayısıyla tebligatın usûle uygun yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/20002, K. 2018/1427, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama