KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/20131 E., 2015/21526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı davalı işverenlerden ...'e ait işyerinde 1.12.1993-23.3.2005 tarihleri arası, bu tarihten sonra 23.3.2010'a kadar da davalı şirkette geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada mahkemece, kısmen kabulle davacının 1.11.1997-31.1.1998 tarihleri arası kuruma bildirilen günler dışında dava dışı “.... Yem ve Tarım Ürün San... Ltd Şti' nde çalıştığının tespitine verilmiştir. Kabule konu süre yönünden; mahkemece davada taraf sıfatı bulunmayan bir işveren yönünden hüküm kurulması isabetsizdir. Bu bakımdan; mahkemece belirtilen süre yönünden hakkında hüküm kurulan işverene usulüne uygun husumet yöneltilmeli ve tarafların gösterdiği deliller toplanarak elde edilecek sonuca göre işin esasına girilerek bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/20131, K. 2015/21526, 7 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama