KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/21223 E., 2015/21676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının davalıdan yasal faizi ile geri alınması için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 05.05.2005 tarihinde kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren iştirakçi annesi üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca 03.09.2012 tarihinde gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 tarihi itibariyle kesilerek 23.10.2008-22.06.2011 tarihleri arasında yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar ve sağlık gideri yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-19/01/2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Yasa'nın 12. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 45. maddenin, “Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31/01/2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez.
Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” düzenlemesi gereğince davaya konu yersiz tedavi giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/21223, K. 2015/21676, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama