KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/21414 E., 2016/9216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dava, Kurumca haksız olarak tahakkuk ettirilen sosyal güvenlik destek prim borcunun bulunmadığının tespiti ile yapılan kesintilerin yasal faizi ile istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
1-Davalı Kurum’un temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Somut olayda hüküm 07.09.2015 tarihinde, temyiz eden davalı vekiline yöntemince tebliğ edilmiş, temyiz talebi ise 16.09.2015 tarihinde yapılmakla; davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyizinin incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır. Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı lehine vakalet üretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/21414, K. 2016/9216, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama