KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/21546 E., 2015/20172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 05.02.2014
- No
- 2008/353-2014/117
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davacı Kurum avukatı ve davalı İ.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı İ.. B..’ın tüm, davacı kurum avukatının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin davalı İdris’e atfedilen %70 kusur karşılığı 46.431,85TL kurum alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Rücu davalarında faiz başlangıcı, gelirler yönünden onay, giderler yönünden sarf ve ödeme tarihleri olmasına karşın, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, bir kısım kurum alacağı için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden 01.01.2013 tarih 28515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 69 nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca, kabul edilen miktar üzerinden binde 68.31 oranında karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı Kurum yararına kabul edilen miktar üzerinden 5.407,50TL nispi vekalet ücreti takdiri gereğinin gözetilmemesi, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan davalı İdris’ten tahsili yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde paylaştırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/21546, K. 2015/20172, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama