KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/23253 E., 2017/8501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Dava, 01.06.1997-30.06.1998 tarihleri arası SSK isteğe bağlı sigortalının ve 30.11.1990-30.05.1992 tarihleri arası askerlik süresi borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 Esas 2007/840 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.
Somut olayda; 1.1.1998-31.2.2003 tarihleri arası 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan davacı yönünden, davalı Kurumun kabulünde olan 1.1.1998-30.6.1998 tarihleri arası dönem yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu dönem yönünden SSK isteğe bağlı sigortalılığının kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/23253, K. 2017/8501, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama