KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/23709 E., 2016/2013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Tarihi
- 16.09.2015
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Esas dava, kurum işleminin iptali ile 02.11.2007 - 30.12.2008, 27.02.2009 - 22.12.2010 tarihleri arasındaki sigortalılığın ve borçlu olmadığının tespitine; birleşen dava, 1.942,75 TL yersiz ödenen sağlık giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle esas davanın reddine; birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1)Birleşen dava ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesi sonucu;
21.07.2004 günü Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2015 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 2.080 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi, tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması 1086 sayılı Kanunun 427. maddesi gereğidir.
İnceleme konusu davada talep konusu tutar, değinilen kesinlik sınırını aşmadığından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması olanaksız olup temyiz dilekçesinin reddi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, hükmün miktar itibarıyla kesinliği nedeniyle REDDİNE,
2)Esas dava ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesi sonucu;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/23709, K. 2016/2013, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama