KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/2400 E., 2015/10129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dr. .... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davacı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla oluşan zararından 64.243,89 TL'yi talep etmiş, Mahkemece davalıların % 80 kusurlu olduğu kabulüyle, 10. madde uygulanmak suretiyle saptanan peşin değerli gelir ve cenaze yardımının % 60'ına hükmedilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında; sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımından oluşan toplam 84.397,00 TL ye davalılar kusurunun tatbiki ve 10. maddenin uygulanması sonucu toplam 75.958,4 TL Kurum alacağı bulunduğu ve davacının talebinin 64.243,89 TL olduğu dikkate alındığında.
Mahkemece, 64.243,89 TL Kurum alacağına hükmedilmesi gerekirken, taleple bağlılık ilkesinin miktar itibariyle ele alınması gereği gözetilmeksizin eksik rücu alacağına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/2400, K. 2015/10129, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama