KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/24564 E., 2016/1588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü öngörülmüş olup, hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin ve yargılama giderine dahil olan vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Öte yandan; davada, haksız çıkan tarafta, birden fazla kişi varsa, mahkemece, yargılama harç ve giderleri, davadaki ilgilerine göre bu dava arkadaşları arasında paylaştırılmalıdır.
İnceleme konusu davada, mahkemece bozma ilamında işaret edildiği şekilde istemin kısmen hüküm altına alınması, yargılama giderinin kısmen kabul durumuna göre belirlenerek her iki davalıdan alınmasına karar verilmesi, Kurumun harçtan muaf tutulması isabetli ise de, davacı aleyhine ve lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi davalıdan alınacağının ya da hangi davalıya verileceğinin infaza elverişli ve açık biçimde hükümde gösterilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/24564, K. 2016/1588, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama