KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/24752 E., 2017/8592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 03.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuen tahsili istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir.
Ceza dosyasında davalı işyerinde ustabaşı olarak çalışan kazalının, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yükün yaklaşık 30 ton kapasiteli mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için yükün üstüne çıktığı esnada eşyanın dengeli bir şekilde yerleşip yerleşmediğini kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki pimin çift taraflı koparak kazalının 2,5 metre yükseklikten düşerek ölmesiyle sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, hükme esas alınan kusur raporunda davalı işverenin % 80, kazalının % 20 kusurlu olduğu kabul edilmişse de kusurun oluşa uygun olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece ceza dosyası da celp edilmeli, ceza dosyasındaki oluş şekli göz önünde bulundurularak somut olayın ortaya konulması, işçinin kaldırma sırasında yükün üzerinde durmasının gerekip gerekmediği, yükün üzerinde durmaması halinde kazanın meydana gelip gelmeyeceği, yüklemenin kuralına göre ne şekilde yapılması gerektiği hususları irdelenmek suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan, uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yanlış değerlendirme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/24752, K. 2017/8592, 4 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama