KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/25013 E., 2017/9358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma
Asıl ve birleşen dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan...Hazır Beton A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 21.05.2007 tarihinde iş kazası geçirerek yaralanan sigortalıya asıl davada davacı Kurum, davalılardan ... ve...Hazır Beton A.Ş.'den geçici iş görmezlik ödeneği ve tedavi masraflarını müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, birleşen ...1. İş Mahkemesinin 2014/319 Esas numaralı dosyasında ise davacı Kurum, davalılar ... ve ...’ten geçici iş görmezlik ödeneği ve tedavi masraflarını müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, birleşen ...3. İş Mahkemesinin 2010/908 Esas numaralı dosyasında ise davacı Kurum, davalı ...‘dan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici iş görmezlik ödeneği ve tedavi giderlerinin tahsilini talep etmiştir. 506 sayılı Yasanın 26. maddesi yasal dayanaktır.
1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13-97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bilindiği gibi, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş.
176. maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği. 177. maddede, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Sonraki hükümler, ıslahın şekline ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeleri içermektedir.
Yeri gelmişken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesindeki kuralın ve o çerçevede tahkikat kavramının irdelenmesinde yarar vardır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 147. ve izleyen maddeleri hükümlerine göre, tahkikat evresi, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafları duruşmaya çağırmasıyla başlar; tarafların veya vekillerinin duruşmada dinlenmelerinden sonra, gerektiğinde çekişmeli hususlar hakkında tarafların delillerinin toplanmasıyla ve bunların incelenmesiyle sona erer.
Tahkikat evresinin ardından, sözlü yargılamanın da (Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 186 ve devamı) tamamlanmasından sonra, davanın hüküm verilecek derecede aydınlanmış olması halinde hüküm verilir ve tefhim edilir.
Buna göre, tahkikat kavramı, layihalarla yeterince aydınlanmamış olan bir davada, tarafların duruşmaya çağrılmalarıyla başlayıp, çekişmeli yönlere ilişkin taraf delillerinin toplanmasıyla biten ve uygulamada, davaların tamamına yakın bölümünde gerçekleşen bir evreyi ifade etmektedir. Vurgulanmalıdır ki; tahkikat evresi, bozmanın içerik ve kapsamına göre, bazı hallerde bozmadan sonra da gerçekleşebilir.
Ancak, 177. maddedeki "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." ifadesinden, Kanunun, tahkikat ve hüküm arasında düzenlediği sözlü yargılama evresinde ıslaha izin vermediği sonucu çıkarılabilmektedir.
Yukarıdaki esaslara göre 2. kez ıslahın yapılamayacağından dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi hatalı olup davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2. Asıl dava ve birleşen davalarda tedavi masrafları ve geçici iş görmezlik ödeneği tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen talep edilmiştir. İlk peşin sermaye değerli gelir ise birleşen 2010/908 Esas numaralı davada davalı ...’dan talep edilmiştir. Hükme esas alınan 01.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda davalılar ...’a % 40, ...Hazır Beton A.Ş.’ye % 40, ...’na % 5 , ...’e % 5, sigortalıya ise %10 oranında kusur verilmiştir.
Davacı Kurum, bilirkişi raporundaki kusur oranlarının esas alarak 18.11.2014 havale tarihli dilekçesinde davalılar ... ve ...Hazır Beton A.Ş.'den talep edilen geçici iş görmezlik ödemesi ve tedavi masraflarını ıslah ederek talebini arttırmıştır. Mahkemece davalı ... yönünden talep gibi tahsili gerektiği diğer davalıların ise müşterek ve müteselsilen sorumlulukları gerekirken mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulması,
3. HMK'nın 326. maddesi gereğince karar ve ilam harcının sorumlusu, davada haksız çıkan taraf olup; kısmen kabul kararı verilmesi hâlinde, harcın bölünmezliği ilkesi uyarınca kısmen reddedilen miktar için davacıya harç yüklenmesine imkan bulunmadığı gözetilmeksizin bu konuda yazılı şekilde karar verilmiş olması; usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenleridir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/25013, K. 2017/9358, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama