KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/3214 E., 2015/6649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Dava ve ıslah dilekçesi ile talep, sigortalılık başlangıcının 01.12.1988 olduğunun ve davalı ... adına yatırılan primlerin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin, ıslah dilekçesi ile, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1988 olduğunun ve davalı ... adına yatırılan primlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece, davacının davalı işveren ...'e ait 567138 sicil nolu işyerinde 01.12.1988 tarihinde işe başladığının ve davalı ...’e ait ... sigorta sicil kaydında ... ismi ile yapılan hizmet bildirimlerinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiğinden, Mahkemece, infazda tereddüte neden olmayacak şekilde, davalı ...’in hizmet cetveline işlenip de davacıya ait olan hizmet sürelerinin tespitine ilişkin hüküm tesis edilmelidir.
Davalı ...’in hizmet döküm cetveli incelendiğinde, davacı ... adına davalı ...’e ait 567138 sicil nolu işyerinden yapılan bildirimlerin yanı sıra, dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin de olduğu, hükmün gerekçesinde de davacının davalı ...’e ait işyerinde geçen 01.12.1988-31.12.1988 tarihleri arasındaki 30 gün ve 01.01.1989-28.02.1989 tarihleri arasındaki 60 günlük çalışmanın tespitine karar verildiği gözetilerek, kararda sadece davalı işverene ait işyerinden bildirilen sürelerin, kabul edilen dönemler itibariyle infaza elverişli şekilde yazılması gerekirken, genel ifade ile Davalı ...’e ait 3400018027253 sigorta sicil kaydında ... ismi ile yatırılan primlerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacının dava dilekçesi ile 01.10.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tepitini ve 2005 yılına kadar davacı adına davalı ... adına yatırılan primlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep etmesine rağmen, 23.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini daraltarak,
01.12.1988 tarihini sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini ve 1988/3 ve 1989/1. dönemlerinde davacı adı ile bildirilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespitini talep ettiği, Makemece, 01.12.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak ve diğer işyerlerinden bildirilen sürelerin değil sadece davalı işverene ait işyerinden ... adı ile bildirilen ve ...’in hizmet cetveline işlenen toplam 90 günlük sürenin kabulüne karar verilerek,
istem kısmen hüküm altına alınmış olduğundan, kısmen kabule göre, reddedilen kısım yönünden vekille temsil edilen (ve hükmü temyiz eden) davalı Kurum lehine vekalet ücreti ile kabul ve ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/3214, K. 2015/6649, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama