KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/3563 E., 2015/21541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Kayseri 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 06.11.2014
- No
- 2014/369-2014/922
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır (HMK m. 326/2). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada; davacının dava dilekçesinde açıkça 01.03.1992 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisini istediği, Mahkemece, davacıya 01.04.2014 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisine karar verildiği halde, dava dilekçesindeki talebe göre kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı Kurum lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı Kurumun kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
ayrıca, faizin başlangıç tarihinin belirlenmesinde, Kuruma tanınan 5510 sayılı Yasanın 42. maddesinde yazılı üç aylık işlem süresinin varlığı karşısında; davacının tahsis talebine Kurumca 18.04.2014 tarihi itibariyle ret cevabı verildiği de dikkate alınarak, Kurumun, tahsis talebinin ret edildiği tarihi takip eden ay başından itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde, yasal faize hükmolunması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/3563, K. 2015/21541, 7 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama