KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/4268 E., 2015/3957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ....... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle davalı işyerinden yapılan bildirimlerin hükmün infazı sırasında gözetilmesinin mümkün olmasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/1987-01/08/1993 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çalıştığı halde eksik bildirilen sürelerin tespiti istemi ile dava açtıktan sonra, 08/09/2010 tarihli oturumda 01/01/1987-01/09/1987 tarihleri arasındaki talebini atiye terk ettiğini beyan etmiş, davalı Kurum vekilince atiye terk talebi kabul edilmemiş, mahkemece, bozma ilamı öncesinde davacının 01/09/1987-01/08/1993 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş olup davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu nazara alınmayarak bozma ilamı sonrasında 01/01/1987-01/08/1993 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- HUMK. 185. maddesi gereğince davanın atiye bırakılması, bir başka ifade ile davayı takipten vazgeçilmesi ancak davalının muvafakatine bağlı olup açılan davada, davacı vekilinin 08/09/2010 tarihli oturumda 01/01/1987-01/09/1987 tarihleri arasındaki döneme ilişkin atiye terk talebine davalılardan Kurum vekilinin muvafakati bulunmadığından, 01/01/1987-01/09/1987 tarihleri arasındaki süreye yönelik davanın geri alındığından söz edilemeyeceğinden anılan dönemin reddi ile davanın kısmen kabulüne ve yargılama giderleri taraflar arasında oranlanarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/4268, K. 2015/3957, 6 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama