KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/4901 E., 2015/5434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 24.12.2003-11.08.2004 tarihleri arasında dava dışı .... Otomotiv Mot. Araçlar Tic. Ltd. Şti.nin temsil ve ilzama yetkili temsilcisi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan davacının, kendisine gönderilen ve 2003 yılı 6,7,8,9,10,11,12, aylar ile 2004 yılı 1,2,3,4,5,6,7,8. aylara ait davadışı şirketin prim borçları nedeniyle gönderilen 2004/20724 sayılı ödeme emrinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Zamanaşımı süresi bakımından 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceki dönemle, 5198 sayılı Yasanın yürürlüğü sonrasına ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun alacak hakkı, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Giderek, zamanaşımının başlangıç tarihi ise, yine, Borçlar Kanunu’nun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir.
Zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu’nun 132. ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren, 3917 sayılı Kanunun getirdiği düzenlemenin geçerli olduğu tarihler arasındaki döneme ilişkin prim ve gecikme zammı alacakları yönünden ise, 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. ve ardından gelen maddeleri geçerlidir.
Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başıdır.
Eldeki davada; davacının, 24.12.2003-11.08.2004 tarihleri arasında Limited Şirketinde temsil ve ilzama yetkili ortak olduğu ve bu kapsamda davaya konu ödeme emrilerine konu borçlar nedeniyle, ortak ve temsilcisi olduğu dönemde tahakkuk eden prim alacaklarında zamanaşımı definin dikkate alınması isabetli ise de, müteselsil sorumluluk bakımından, 506 sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince davacının sorumlu olacağı primlerin kapsamı belirlenirken, primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceğinin ve buna göre 11.08.2004 tarihinde ortaklığı ve temsil yetkisi sona eren davacının zamanaşımına uğramayan 2004 Yılı 7. aydan dolayı sorumlu olduğunun dikkate alınmaması, suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,bhüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince, hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/4901, K. 2015/5434, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama