KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/5163 E., 2017/3447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Dava, yersiz ödenen primlerin istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 84. maddesi olup, yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesi başlığını taşıyan bu maddede, yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihlerden itibaren on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verileceği düzenlenmiş, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 506 sayılı Kanunun 84. maddesi hükmü yürürlükten kaldırılmış ve konu 5510 sayılı Kanunun “prim borçlarına halef olma,
gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89. maddesinde benzer nitelikte düzenleme yapılarak, yanlış veya yersiz alınmış olduğu saptanan primlerin, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, payları oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine yasal faizi ile birlikte geri verileceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece yukarıda vurgulanan mevzuat hükümleri ve hukuki ilkeler çerçevesinde, uyuşmazlığa konu prim ve fer’ilerin ödeme tarihi olan 29.07.2004 tarihinden, dava tarihi olan 29.04.2014 tarihine kadar on yıllık süre geçmediğinden esasa girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/5163, K. 2017/3447, 18 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama