KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/5207 E., 2015/6541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2015
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
İş Mahkemesi
Asıl dava, davacının 01.10.2008-20.10.2009 tarihleri arasında önceden boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile babasından bağlanan ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödeme borcu çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti, karşı dava ise, kurumca yersiz ödemeye ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada ilâmında belirtildiği şekilde asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, asıl davanın davacısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davacı-karşı davalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, maddede sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Mahkemece, karşı davada verilen itirazın iptali davasına ilişkin olarak hüküm altına alınan tutar yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince nispi karar ve ilam harcı belirlenmemesi, ayrıca takibin devam edip etmediğinin belirtilmemesi nedeniyle hükmün infazında tereddüte meydan verir şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/5207, K. 2015/6541, 6 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama