KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/5223 E., 2016/15451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Dava, malullük aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-07.02.2000-15.09.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı, 01.10.1990-31.08.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi kesintili sigortalılığı bulunan davacının, 15.08.2006 tarihinde Kurumdan malullük aylığı talebinde bulunduğu, Kurumca 2/3 oranında meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığı için talebinin ret edildiği, Kurumun ret kararı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 52 ve devamı maddeleridir.
Mahkemece, anılan yasal düzenlemeler kapsamında davacının malullük aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, 506 sayılı Kanunun 56. maddesinin 1. fıkrasının “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malûllük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malûl sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takibeden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlanır.” hükmü gözetilerek,
davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren malullük aylığı tahsisine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması ve davacının anılan Kanunun 58. Maddesi gereği 17.04.2009-31.08.2009 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanuna tabi çalışma sürelerinde malullük aylığı alamayacağının düşünülmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/5223, K. 2016/15451, 26 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama