KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/5552 E., 2017/4167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emri iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava dışı şirketin prim ve ferilerini içeren 2012/9-2013/1 dönemleri arasına ilişkin borçları nedeniyle, söz konusu dönemlerde temsil ve ilzam yetkisi bulunan davacıya gönderilen ödeme emirlerinin 04.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, dava dışı şirket hakkında ...
50. Asliye Ticaret Mahkemesince 27.08.2012-17.09.2013 tarihleri arasında tüm takiplerin durdurulması hakkında tedbir kararı verildiği, 17.09.2013 tarihinde ise iflasın açılmasına karar verildiği anlaşılmış, Mahkemece,her ne kadar “somut olayda tedbir kararı 27/08/2012 tarihli olup davacıdan talep edilen prim borçları ise 2012 yılının 9. ayı ve sonrasına ilişkin olduğundan, iflas erteleme tedbir kararından sonraki dönemdeki prim borçlarından dolayı davacının sorumluluğu, haklı sebep nedeniyle mevcut olmadığından,
davacı hakkında yapılan takiplere ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle kabul kararı verilmiş ise de, belirtilen Mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere, tedbir dönemi içerisinde takip yapılamayacağından, borç dönemlerinin tedbir dönemi içerisinde kalmasından bahisle kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
3- Davacı kendisine gönderilen ödeme emirlerinin, asıl borçlu dava dışı Anonim şirket hakkında İflas erteleme dosyasından tedbir kararı verildiğinden bahisle iptalini istemiş, mahkemece ... 50. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen tedbir kararı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş ise de, söz konusu iflas erteleme davasında davalı Kurumun müdahil olmadığı ve davadan haberdar olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu şekilde dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/5552, K. 2017/4167, 16 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama