KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/6870 E., 2016/10762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma
Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davaların kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) 6100 sayılı HMK’nun 166. maddesi uyarınca; davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek devam etmesi sonucunu doğurur ve birleştirmeye konu davalar bağımsız niteliklerini korurlar. HMK nun 297. Maddesine göre ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir, düzenlemesi yer almaktadır.
Belirtilen yasal düzenlemelere göre; eldeki dava gibi aralarında var olan bağlantı nedeniyle birlikte görülen her bir dava için ayrı ayrı, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde birbiriyle çelişik olmayan hüküm kurulması gerekirken; asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, isabetsizdir.
Somut olayda, asıl davanın davalı ...Ş. aleyhine açıldığı ve Kurum zararının % 50 sinin, teselsül hükümlerine dayanılmaksızın, sadece davalı tüzel kişiden tahsilinin talep edildiği; ek olarak açılan birleşen davada ise, kusur farkından doğan bakiye Kurum zararının tahsilinin, bu kez davalılardan birlikte, müteselsil sorumluluk esasına göre talep edildiği belirgin olmakla; Mahkemece, asıl dava yönünden talep edilen Kurum zararının, talep edilen miktarla sınırlı olmak üzere sadece davalı ...Ş. den, birleşen dava yönünden ise hüküm altına alınan istemin, bu kez davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/6870, K. 2016/10762, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama