KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/7504 E., 2015/6658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (re'sen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2).Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada; davacı 08.09.1997-14.04.2005(dava) tarihleri arasındaki döneme yönelik sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği halde, Mahkemece, 18.08.1999-01.08.2004 tarihleri arasındaki dönemde 788 gün çalıştığının tespitine karar verilmiş olup, dava kısmen kabul edildiği halde davanın kabulüne karar verilerek, HMK'nın 326 ve devamı maddelerine aykırı olacak şekilde davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş olması isabetsizdir.
Ne var ki; bu konuların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/7504, K. 2015/6658, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama