İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/7629 K.2016/5072

Dava, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali, anılan sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi sayılması gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti…

Esas2015/7629Karar2016/5072Tarih7 Nisan 2016Okuma6 dk · 1.152 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2015/7629 E., 2016/5072 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.152 kelime·6 dk okuma

Dava, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali, anılan sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi sayılması gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davaya konu somut olayda, 21.03.1986-31.12.2001 tarihleri arasında vergi kaydı, 07.04.1987-23.08.2005 tarihleri arasında sicil kaydı ve 07.04.1987-11.08.2005 tarihleri arasında da oda kaydı bulunan davacının, vergi kaydı esas alınarak 21.03.1986 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği,

21.03.1986-04.11.2011 tarihleri arasındaki zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresi ve askerlik borçlanması gözetilerek davalı Kurumca 01.12.2011 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 1977/2. dönemde 13 gün, 1985/3. dönemde 23 gün ve 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki dönemde de 40 gün olmak üzere toplam 76 günlük SSK süresinin tahsis işlemlerinde dikkate alınmadığı yönündeki 24.02.2012 tarihli dilekçesi üzerine Kurumca 25.4.2012 tarihinde gerçekleştirilen işlemle, 01.08.2004-04.11.2011 dönemine ilişkin zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının ve yaşlılık aylığının iptal edildiği,

davacının anılan döneme ilişkin prim borcunu 6111 sayılı Kanundan yararlanarak 30.05.2011 tarihinde ödediği, 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının da 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakıştığı anlaşılmaktadır.

İş bu dava ile davacı, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu ...sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini, anılan sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi sayılması gerektiğinin ve 01.12.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, ödenmeyen aylıkların da yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece, 6111 sayılı Kanundan yararlanarak yaptığı prim ödemeleri dikkate alınarak davacının 01.06.2011-04.11.2011 tarihleri arasındaki dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.

İnceleme konusu davada, mahkemenin, 23.08.2005-30.05.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin davacı isteminin reddine dair kararı yerinde ise de, davacının sicil ve oda kaydının bulunduğu 01.08.2004-23.08.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Anılan dönem yönünden öncelikle çözülmesi gereken sorun, davacının çakışan 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki dönemde hangi yasal düzenleme çerçevesinde sigortalı olduğu hususudur.

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25. maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu ...sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.

20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadır.

22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte ise, bu kez, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gerçek ve götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan” gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da ... veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.

02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemede de; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gelir vergisi mükellefi olanlar ile, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıt olanlar” sigortalı sayılmışlardır.

Yukarıda açıklanan tüm bu Kanunlarla yapılan değişiklikler; önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılık niteliklerine son vermemekte, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Bağ-Kur sigortalılık niteliğini kazananlar yönünden yeni düzenlemeler içermektedir. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça olanak olmadığı açıktır.

Davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalığının başlatıldığı tarihte yukarıda açıklanan 2654 sayılı Kanun ile getirilmiş şekli yürürlükte olup, çakışan 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki sürede sigortalılık niteliğinin varlığı sorunu da, anılan düzenleme doğrultusunda çözümlenmelidir.

Belirtmek gerekirse anılan düzenlemenin açıkça değindiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgusunun varlığı zorunlu ve asli unsur olup, vergi dairesine ve meslek kuruluşuna kayıtlı olmak; anılan çalışmayı doğrulayan bir şekil şartından ibaret olduğu cihetle aksinin kanıtlanması olanaklıdır.

Diğer bir anlatımla, bu gibilerin mesleki faaliyetlerine son verdiklerinin kanıtlanması halinde, artık somut bir çalışmaya dayanmayan, soyut ve sadece evrak üzerindeki oda/vergi/Esnaf Sicil Memurluğu kaydına itibar edilerek kişiyi sigortalı saymak, Kanunun amacına aykırı olacağı açıktır.

Hâl böyle olunca, mahkemece, öncelikle çakışan 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki dönemde, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığına ilişkin iş yeri kayıtları araştırılarak, sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz kamusal yapısı gereği yöntemince ve re’sen araştırma yapılarak, davacının anılan dönemdeki oda ve sicil kaydının dayanağı olan soğuk demircilik işinden dolayı kendi nam ve hesabına çalışmasının varlığı araştırılmalı, varılacak sonuç uyarınca, anılan dönemde, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre, kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yapılacak araştırma sonucu, çakışan 01.08.2004-10.09.2004 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık şartlarının varlığı halinde. 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığın söz konusu olmaması nedeniyle, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı araştırılmalı, bu çerçevede davacı;

emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınmalı, davalı Kuruma 506 sayılı Yasa kapsamında bildirilen hizmetlerin eylemli olup olmadığı araştırılmalı, davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın hangisi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

Anılan dönemde, davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın soğuk demircilik işinden dolayı kendi nam ve hesabına çalışması olduğunun tespiti halinde, 01.08.2004-23.08.2005 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu kabul edilmelidir.

Öte yandan davacı tarafından 30.05.2011 tarihinde toplu prim ödemesi yapılmış olup, sigortalıların amacının uzun vadeli sigorta kollarından sağlanacak

haklara ulaşmak olduğu değerlendirildiğinde, talebin varlığı halinde ödenen primlerin ödeme tarihinden itibaren karşıladığı süreye isteğe bağlı sigortalılık verilmelidir. Mahkemece, 30.05.2011 tarihli toplu prim ödemesinin, ödeme tarihinden itibaren karşıladığı süre Kurumdan sorulmalı, anılan prim ödemesinin, mahkemece kabul edilen 01.06.2011-04.11.2011 tarihleri arası süre için ödenmesi gereken primden daha fazla olması durumunda, 04.11.2011 tarihi sonrası için de 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında olmak üzere isteğe bağlı sigortalılık verilmelidir. Yaşlılık aylığı tahsisi ve ödenmeyen aylıkların tahsili talepleriyle ilgili olarak da, sigortalılık süresi yukarıda belirtilen şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/7629, K. 2016/5072, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7629
Karar No
2016/5072
Tarih
7 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7630 K.2016/5275
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/7630 K.2016/5243
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/7630 K.2016/5531
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7631 K.2016/5395
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/7631 K.2016/2161
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/7631 K.2016/5535

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.