KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/7692 E., 2016/14180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 25.09.2007 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze masrafının 6.790,96 TL'sının davalılardan müştereken ve nüteselsilen; 3.395,48TL'sının davalı ...'den 506 sayılı Kanunun 10. maddesine dayanılarak tahsilini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında, “istemle bağlılık” ilkesi egemendir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında; sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımından oluşan toplam 67.909,59TL'ya %80 kusurun tatbiki ile toplam 54.327,67TL Kurum alacağından davalıların. 10. madde nedeniyle davalı işveren Emre'nin ise ayrıca 6.790,96TL sorumluluğunun bulunduğu dikkate alındığında.
Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, açılan davanın bu esaslara göre kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hükmün gerekçesine aykırı, talebi aşarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/7692, K. 2016/14180, 22 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama