KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/7973 E., 2015/14279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan .... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 20.06.2009 tarihli iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Yasanın 21. maddesidir.
Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda, Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönünün de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Aylık ve Gelirlerin Birleşmesine ilişkin olarak.
5510 sayılı Yasanın 54/1-c bendinde, “malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır, "şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı maddenin son fıkrasında ise; “birinci fıkradaki sıralamaya göre yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık haklan durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşer.” şeklinde düzenlenmiştir.
Davaya konu somut olayda; iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı yanında, iş kazası nedeniyle gelir bağlandığının anlaşılması karşısında, 5510 sayılı Yasanın 54. maddesinin uygulanarak ölüm gelirinin başladığı tarih olan 01.07.2010 tarihi itibariyle yarıya indirildiği, yarı değerli gelirin ilk peşin değerinin ise 35.111,37 TL olarak bildirildiği, halde, mahkemece tam gelir üzerinden hesaplanan peşin değer cetvelinin esas alınması, diğer yandan, davada bağlanan gelir dışında bir talep olmaması nedeniyle, gelirin onay tarihi olan 25.01.2010 tarihinden itibaren faizle sorumluluğa karar verilmesi gerektiği halde, sarf-ödeme ve onay tarihi ibaresi kulanılarak infazda karışıklığa yol açılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davalılardan limited şirket hükmü temyiz etmediğinden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/7973, K. 2015/14279, 8 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama