KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/8392 E., 2015/7231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının ilk rücu davasından bakiye kusur karşılığının tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26’ıncı maddesidir.
İlk rücu davasında verilen kararın düzelterek onanmasına ilişkin Daremiz ilamında; sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin değerinin 4.320,50 TL olduğu kabul edilmiş, eldeki davada ise; Kurum tarafından, ilk rücudaki peşin değer hesap tablosunun hatalı olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle, sigortalıya bağlanan ilk peşin değerin 16.935,57 TL olarak bildirildiği ve Mahkemece, peşin değer hesap tabloları arasındaki çelişki giderilmeksizin, gelirin ilk peşin değerinin 16.935,57 TL olduğu kabul edilerek bakiye kusur karşılığına hükmedildiği görülmüştür.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin değerine ilişkin çelişkinin sebebi Kurumdan sorularak, gerektiğinde, bu konuda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/8392, K. 2015/7231, 14 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama