KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/9399 E., 2015/17574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Davacı, Türk Vatandaşı olduğu dönemde Almanya'da geçen sürelerini, 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74’üncü maddesinde; Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında, “istemle bağlılık” ilkesi egemendir.
İnceleme konusu olayda, mahkemece; davacının, talebi Türk Vatandaşı olduğu dönemde Almanya'da geçen sürelerini, 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma hakkı olduğunun tespitine yönelik olmasına rağmen, davacı tarafça herhangi bir talep artırımı söz konusu omamasına rağmen, talep aşılarak asgari prim miktar üzerinden borçlanabileceğine de karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/9399, K. 2015/17574, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama