KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/9733 E., 2015/13227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan Kurum ve...vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacılar murisinin 02.01.1986–14.08.1986, 02.04.1988–15.08.1988 ve 15.11.1988–23.08.1989 tarihleri arasında usta öğretici olarak tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen, çalıştığı sürelerin eksik şekilde Kuruma bildirildiğinden bahisle, eksik günlerin tespiti istemine ilişkin olup; Mahkemece, istem gibi kabul kararı verilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; murisin dava konusu dönemde usta öğretici bordrolarına göre ders ücreti karşılığı çalıştığı, günlük çalışma saatine göre aylık çalışma günü hesaplanmak suretiyle sigortalı hizmet olarak Kuruma bildirildiği, çalışmasının tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan “kısmi süreli” çalışma olduğu anlaşıldığından, Mahkemece; aylık toplam çalışma saatleri ile davalı Kuruma bildirilen süreler karşılaştırılarak ve çalışma süreleri aylık bazda saat cinsinden belirlenerek, 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle bildirime esas sürelerinin hesaplanması gerekirken, tam gün ve sürekli çalışmanın kabulü ile hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
3- Kural olarak bozma kararına uyulmakla, ilamda belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı
doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Bu ilkenin sonucu olarak, oluşturulacak yeni hükümde usuli kazanılmış hak ihlal edilerek karşı taraf aleyhine hüküm verilemez. Bu kural, mahkemece verilen hükmün, taraflardan biri tarafından temyiz edilmemesi halinde de uygulanır. Hüküm aleyhine hüküm verilen tarafça temyiz edilmediği takdirde temyiz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve lehine hüküm verilen taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar.
Mahkemece, usuli kazanılmış hakka ilişkin bu durum dikkate alınmaksızın, öncesinde hizmetin tespit edilmediği 1988 yılı bakımından, hükmü temyiz etmeyen davacılar yönünden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumunun gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/9733, K. 2015/13227, 30 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama