KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/1051 E., 2016/7571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin D bendinde, “ İsteğe bağlı sigortalılık; a) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tâbi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden, ....İtibaren sona erer.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece, davacının davalı işveren nezdinde 01.06.2000 – 21.04.2003 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti yönünde kabul hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığı kabul edilmesi ile isteğe bağlı sigortalılığının 506 sayılı Kanunun D bendinin alt (a) bendi uyarınca sona ereceği gözetilmeksizin,
davacının 2001/6 ila 2003/4. ayları arasındaki isteğe bağlı 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığına ilişkin bildirimler dışlanarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2).Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Somut olayda; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, davalıların avukatla temsil edildiği gözetilerek davalılar lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/1051, K. 2016/7571, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama