İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/10912 K.2019/5948

Dava rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Esas2016/10912Karar2019/5948Tarih10 Temmuz 2019Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/10912 E., 2019/5948 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2019
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Dava rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; dava konusu kazanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 26. maddesi olup, iş kazası ile sigortalının ölümü arasında illiyet bağı bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de, yanılgılı değerlendirmeyle onay tarihi itibariyle davacının talebinin zamanaşımına uğradığının kabulünün dava sonucuna etkili olmamasına göre göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Başkan ...’in muhalefetine karşı, üyeler..., ..., ... ve ...’ün oyları ve oyçokluğuyla 10.07.2019 günü karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Davacı Kurum tarafından, 10.11.1990 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle 27.5.1992 onay tarihli sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri rücu edildikten sonra bu kez 2013 yılında sigortalının vefatı nedeniyle hak sahibine bağlanan ölüm gelirinin de rücuan tazmini talep edilmiştir.

Mahkemece, iş kazası ile sigortalının ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, Daire çoğunluğu tarafından aynı gerekçe benimsenerek onanmıştır.

Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin Kurumca rücu edilip borç tasfiye edildikten yıllar sonra hak sahiplerine bağlanan ölüm gelirinin de yasal olarak rücusuna imkân olup olmadığı noktasındadır.

Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 26/I. fıkrası.

“İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (Any.

Mah.nin 23/11/2006 tarihli ve E:2003/10 K:2006/106 sayılı Kararı ile iptal cümle; “... sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere ...”) Kurumca işverene ödettirilir. (Ek cümle: 29/7/2003-4958/28 md.) İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.”

Maddede “İleride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları” ibaresinin açıklanması gerekmektedir. Madde metninde Kurumca yapılan giderlerin yanında gelir bağlanırsa bu gelirin peşin sermaye değerinin rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Madde lafzından giderler kavramına peşin sermaye değerinin dâhil olmadığı anlaşılmaktadır. Somut davada Kurumca istenen ise peşin sermaye değeridir.

506 sayılı Kanun m. 26/I/’de “ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderin tutarı ile” hükmünün iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin 20.12.1983 tarih, 1982/4 E, 1983/17 sayılı iptal kararının gerekçesi: “İptali istenilen ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderler sözcükleri, iş kazası ya da meslek hastalığı ile, uygun neden-sonuç bağı çerçevesinde, sigortalı için sağlık durumunun gerektirdiği sürece yapılan sağlık yardımları ve yukarıda açıklanan türdeki hizmetlerin yol açtığı giderleri amaçlamıştır.

(…)

Sonradan yürürlüğe giren yasaların geçmiş ve kesin bir nitelik kazanmış hukukî işlemlere etkili olmaması hukukun temel kurallarından biridir. İş kazası ve meslek hastalığı gibi sigorta dalları nedeniyle Kuruma ve dolayısıyla Devlete ait bir yükümle, işverenin sorumlu tutulması hukukça benimsenemez. Kaldı ki, her ne sebeple olursa olsun Devletçe izlenen sosyal ve ekonomik politikaların sonucu olarak sigorta tahsislerinde vuku bulan artışların, Kurumun öz kaynaklarından, bunun mümkün olmaması halinde de Devletçe karşılanması esastır.

Özetlemek gerekirse, iş kazası sonucu ölen bir işçinin hak sahiplerine kesin olarak bağlanan gelirde ekonomik ve sosyal bazı nedenlere dayanılarak sosyal hukuk devletinin gereklerinden olan sosyal adalet ve sosyal güvenliği sağlamak maksadıyla yasa ile sonradan artırma yapılmasının 26. maddenin birinci fıkrasında ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin biçiminde yer alan ibarenin kapsamı dışında kaldığı ve bu niteliğiyle itiraz konusu hükmün Anayasa'ya aykırı bulunmadığı sonucuna varıldığından itiraz reddedilmelidir.”

Anayasa Mahkemesine göre, herhangi bir sosyal sigorta olayı ortaya çıktığında Kurumla işveren bir defa hesaplaşır. İşveren, bağlanan gelirin peşin değerini ödedikten sonra Kurumla işverenin gelir bağlama yönünden hesaplaşması sona erer (Resul Aslanköylü, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Şerhi, I. cilt sh. 1001) .

26/I. fıkrada Kurumun rücu alacağı Dairemizce, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı olarak iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüştüğü, artık sadece ilk peşin değerli gelirin tazmin edilebileceği, artışların ise istenemeyeceğine dair içtihat oluşturulmuştur.

Yukarıdaki yasal durum karşısında, Kurumun bağlanan gelir peşin değerinin rücusu, ilk kaza tarihine göre belirlenen peşin değerdir. İşveren bu gelirin kusur karşılığını ödedikten sonra Kurumla işveren arasında hesaplaşma bitmiştir. Madde metninde “ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderin tutarı” ibaresine bağlanan gelir dahil değildir. Aksi halde somut davada olduğu gibi işveren ödediği zararı uzun yıllar sonra tekrar ödemek zorunda kalacaktır. Zira zararın tamamı sigortalıya bağlanan gelirin peşin değeridir ve bu miktar da ödenmiştir.

Sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri rücu edildikten sonra, sigortalının ölümü sonrasında hak sahiplerine bağlanan ölüm gelirleri, tahsil edilen ilk peşin sermaye değeri içerisindedir ve ilkinin fer’isi niteliğindedir. Sigortalıya bağlanan gelirin peşin değeri ödenip tasfiye edildikten sonra sigortalının hemen ölümü halinde artık geri rücu imkanının olmadığı Dairemiz uygulamasıdır.

Anaya Mahkemesinin kararında bahsedildiği gibi, iş kazası ve meslek hastalığı gibi sigorta dalları nedeniyle Kuruma ve dolayısıyla Devlete ait bir yükümle, işverenin sorumlu tutulması hukukça benimsenemez. Madde metni incelendiğinde, hem sigortalıya hem de akabinde yıllar sonra sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin peşin değerlerinin tazminine olanak veren düzenleme yoktur.

Sigortalının işveren karşı dava açıp Kurumca karşılanmayan zararını tahsil ettikten sonra, ölümü halinde hak sahiplerinin de ayrıca işverene karşı tazminat isteme hakları da yoktur.

26. maddeye dayalı Kurumun rücu alacağı davalarında zamanaşımı bağlanan gelirin ilk bağlama (onay) tarihine göre hesaplanmaktadır. Bu nedenle davada zamanaşımı da dolduğundan davanın değişik gerekçe ile reddi gerektiği ve bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/10912, K. 2019/5948, 10 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10912
Karar No
2019/5948
Tarih
10 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/10925 K.2019/4327
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10995 K.2019/5188
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/11028 K.2019/5042
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/11029 K.2019/5043
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/11080 K.2019/8168
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/11092 K.2019/14680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.