KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/13219 E., 2018/10135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2018
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
........
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı ve davalı şirket vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafın, davalıya ait işyerinde, sigorta girişinin geç yapılarak 17.09.2008 tarihinden itibaren hizmetlerinin bildirildiğinden bahisle 01.08.2006-03.03.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini uyuşmazlık konusu etmesi ve Mahkemece, kuruma bildirilen süreler dışlanarak talebin hüküm altına alınması karşısında davanın kabulü yerine, kısmen kabulüne karar verilerek, davacı tarafın vekalet ücretinden sorumluluğuna karar verilmesi,
Hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, HMK.
66 maddesi ayrıca ve özellikle 447/2 nci maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. madde kapsamında, Kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açıktır.
Bu bağlamda Mahkemece, karar başlığında ... Başkanlığının davalı olarak gösterilmesi isabetli ise de yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğuna karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
........
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/13219, K. 2018/10135, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama