KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/13782 E., 2016/12888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı ... Belediyesi avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacı Kurum, 05.12.2005 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelirin, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 24.170,46 TL’sinin rücuan tahsilini talep etmiş olup, bozma ilamından sonra 10.05.2016 tarihli dilekçesiyle talebini ıslah ederek kurum zararının 136.334,10 TL’sinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Bozma sonrası ıslah talebinde bulunulamayacağı gözetilmeksizin dosya kapsamına göre, hükme esas alınan hesap raporuna göre talep edilebilecek kurum zararı 130.880,74 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
2-506 sayılı Kanun’da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51’inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62) maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Teselsüle dayanan davalarda, Kurum, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir.
Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından sorumludurlar. Bu nedenle; davacı Kurumun teselsül istemi nazara alınarak, zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kusurlu olduğu belirlenen ancak devlet memuru sıfatına sahip olduklarından haklarında husumetten red kararı verilen davalıların kusurlarına düşen zarardan da davalı ...
Belediyesi’nin teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde kusuru oranında sorumluluğuna hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun geçici 3. maddesi ./.. yollamasıyla uygulanmakta olan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/13782, K. 2016/12888, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama