İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/14013 K.2017/2312

Dava, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Esas2016/14013Karar2017/2312Tarih20 Mart 2017Okuma4 dk · 825 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/14013 E., 2017/2312 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

825 kelime·4 dk okuma

Dava, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davalıya, yaşamını yitiren sigortalı üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla aylık bağlandığı, ancak boşandığı eşiyle talep konusu dönemde fiilen birlikte yaşadığının belirlenmesi üzerine, davacı Kurumca talep konusu dönemde yersiz olarak ödenen aylıkların ödenmesi için davalıya tebligat yapılmıştır. Davalı tarafından itiraz edilmiştir. Bu durum üzerine davacı tarafından, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin eldeki dava açılmıştır.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvuru, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Gelirin/aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak; eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleşme/başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibarıyla gelir/aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun/yersiz kabul edilmeli, ancak, söz konusu madde 01.10.2008 günü yürürlüğe girdiğinden,

eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilmemeli, başka bir anlatımla 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı, böylelikle açıklığa kavuşturulacak yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'un 96'ncı maddesine göre uygulama yapılmalıdır.

İnceleme konusu 56'ncı maddede, “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle” ibareleri yer aldığından, birden fazla evlilik ve doğal olarak birden fazla boşanmanın gerçekleşmiş olması durumunda, boşanılan herhangi bir eşle eylemli olarak birlikte yaşama durumunda madde hükmünün uygulanacağı gözetilmelidir.

Dava öncesinde Kurum denetmeni tarafından, davalı ve boşanmış olduğu eşinin yerleşim yeri adresleri Nufus Müdürlüğü ulusal adres veri tabanından temin edilmiş, yerleşim yeri adreslerinden olan ...–... adresinde yapılan araştırmada; davalının eski eşinin beyanı alınmış, beyanında; ”ben 2002 yılında ayrıldıktan sonra kardeşimin yanında kalıyorum, hafta sonları ... adresindeki eve, eşim olmadığı zamanlarda geliyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı ile görüşülmüş, beyanında "Dr. ...'în evinde kaldığını, hafta sonları ... adresindeki eve gittiğini, gitme sebebinin, çocukları ve torunlarını görmek olduğunu" beyan etmiştir. ... Mahalle muhtarı ...’in beyanı alınmış, beyanında "... Mahallesindeki evde davalı, eşi, çocukları ve babası ile birlikte yaşadıkları" yönünde imzalı beyanda bulunmuştur. Mahkemece, ...

İlçe Emniyet Müdürlüğü vasıtasıyla kolluk araştırması yapılmış, yapılan araştırmada; ... . adresi ile ... . adresinin aynı adresler olduğu, 2001 yılında davalı ile eski eşinin evli iken boşandıkları, 2010 yılına kadar resmi olarak ayrı olmalarına rağmen, davalının ... adresindeki eve geldiği 2010 yılında davalı ve eski eşinin yeniden evlendikleri halen birlikte yaşadıkları tespiti yapılmıştır. ... Mahalle Muhtarı ... mahkemece de dinlenmiş beyanında “ben ...

Kurumu Denetmenleri tarafından bana sorulan sorular hakkında bilgi vermiştim, okunan tutanaktaki bilgileri tekrar ediyorum, zaten ... çocukluğundan beri aynı adreste ikamet etmekte olup evlendikten sonra da eşi ve çocukları ile bu adreste oturmaya devam etti, oturduğu ev gecekondu nitelikli bir evdir ayrıca tutanaktan isimlerini okuduğunuz ..., ...,

... ve ... adı ile belirtilen isimdeki kişileri Mahalleden tanımıyorum ancak her ne kadar adres nakilleri artık Nüfus’tan yürütülmekte ise de tarafıma tutanak örneği verildiği tarihte 2010 yılı Mart ay’ında tutanakta isimleri yer alan kişilere ilişkin bilgileri dosyaya sunmaya çalışacağım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tutanak tanığı ... dinlenmiş beyanında;” eşimin tayini nedeni ile 1,5 yıl önce ... köyüne taşındık, daha öncesinde 20 yıla yakın bir süre davacı ile komşu konumunda bulunmaktaydık ancak benimde engelli çocuğum mevcut olup daha çok çocuğum ile ilgilendiğim için sabah çocuğum ile birlikte çıkıp özel engelli sınıfında okuması sebebi ile önce okuluna daha sonra özel engelli merkezine rehabilitasyona gitmem gerekmekteydi, bu nedenle genelde evin dışındaydım, davalı da komşum olmasına karşın evine gidip gelme durumum olmazdı, kendisi ile kapı önünde görüştükçe selamlaşmaktaydık fakat son dönemlerde de kendisini pek görmemekteydim,

bana sigorta denetim elemanları davalı ile ilgili bilgi sorduklarında da bu kapsamda beyanda bulundum, bana sorduklarında da komşum olduğu için davalının bu adreste yaşadığını söylemiş olmam mümkündür ancak bilgim belirttiğim kapsamdadır ayrıca davalının boşandığı eşine ait ev bahçe içerisinde iki katlı bir ev olup ayrıca çatı katı bulunmaktadır, bu binada bir katta da oğulları Gökhan evli ve iki çocuğu ile birlikte yaşamaktadır, bu nedenle bahçe kapısından girildikten sonra içeride hangi eve kimin girdiğini bilebilmek mümkün olmamaktadır ayrıca o dönemde davalının çalıştığını da biliyorum fakat nerede çalıştığı konusunda bilgim yoktur,

ben davalının evine belirttiğim sürenin tümünde yalnızca bir kez o da oğlunun düğünü nedeni ile gitmiş olabilirim onun dışında davalının evine gitmedim, belirttiğim gibi kendi evimde de durma olanağım olmamaktaydı,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yukarıda belirtilen bilgi ve belgelerden, davacı ve boşanmış olduğu eşinin, boşanmalarına rağmen fiilen birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/14013, K. 2017/2312, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14013
Karar No
2017/2312
Tarih
20 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/14016 K.2017/2808
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/14017 K.2017/2855
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/14017 K.2017/2314
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/14018 K.2017/2842
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/14019 K.2017/2851
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/14020 K.2017/1648

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.