İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/15300 K.2017/5434

Asıl dava işyeri ile ilgili olarak tanzim edilmiş olan tutunak ile işyeri tescilinin iptali, davalı-karşı davacı ... ...'nin işyerinde çalışmadığının tespiti, birleşen dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle…

Esas2016/15300Karar2017/5434Tarih4 Temmuz 2017Okuma5 dk · 1.064 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/15300 E., 2017/5434 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.064 kelime·5 dk okuma

Asıl dava işyeri ile ilgili olarak tanzim edilmiş olan tutunak ile işyeri tescilinin iptali, davalı-karşı davacı ... ...'nin işyerinde çalışmadığının tespiti, birleşen dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, asıl dava davacısı ... ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosya kapsamı incelendiğinde, kurum denetmeni tarafından yapılan denetimde, birleşen dava davacısı ... ...’nin, asıl dava davacısı ... yanında 23.09.2010-23.09.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, ... tarafından açılan davada, ... ...’nin bu tarihler arasında hizmet akdine dayalı olarak çalışmadığının tespiti ile söz konusu kurum işleminin iptalinin istenildiği, birleşen dava ile davacı ...’in davalılar ... ve ... yanında 20.09.2002-23.09.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesinin istenildiği,

mahkemece, dinlenen tanık beyanları, aksi iddia edilmeyen fotograflar dikkate alınarak asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden 20.09.2002-22.09.2010 tarihleri arasında 2882 gün süre ile davalı ... yanında çalıştığının tespitine,... ile ...’ın çiftliklerinin sınırdaş olması, davacı ...’in emir ve talimatları sadece ...’dan aldığı gerekçeleriyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, hükümden sonra asıl dava davacısı ... tarafından 6736 sayılı Yasa kapsamında davadan feragat ettiğine dair dilekçe verildiği,

dahili davalı ...’ın 07.12.2004 tarihine kadar söz konusu çalışmanın geçtiğinin iddia edildiği çiftlikte hisseli malik olduğu belirtilmiş ise de, dosyadaki tapu kayıtlarından bu hususun tam olarak anlaşılamadığı, zabıta araştırmasında, asıl davacı ...’ın işlettiği çiftliğin 2005 yılından bu yana ve halen faaliyette olduğu, çalışanın bulunmadığı, çiftlikte tarımsal faaliyet yapıldığı ancak ...’dan başka çalışanın bulunmadığı, gerektiğinde gündelikçi çalıştırıldığı, davacının bu çiftlikte tarla iş sürümü, mahsullerin ekimi, hasat işleri, çiftliğin bakımı, mevsimlik çalışan işlerin kontrolü vb işleri yaptığını iddia ettiği anlaşılmıştır.

1- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 2, 3, 79 ve 5510 sayılı Yasanın 86. maddeleri olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 2. maddesinde genel bir tanım yapılarak, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları belirtildikten sonra, 3. maddesinde kimlerin bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları ve hangi kişiler hakkında bazı sigorta kollarının uygulanmayacağı açıklanmış, buna göre sigortalı sayılmanın koşulları; hizmet akdine göre çalışma, akitte öngörülen edimin (hizmetin) işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, maddelerde belirtilen “sigortalı sayılmayan” kişilerden olunmamasıdır.

506 sayılı Kanunda tanımı yapılmayan hizmet akdinin 5510 sayılı Kanunun 3. maddesinde, 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini ifade ettiği bildirilmiştir.

Pozitif hukukumuzda uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Kanunun 313 – 354. maddelerinde düzenlenen akit; işçinin belirli veya belirsiz bir zaman süresince hizmet görmeyi, iş sahibinin de kendisine ücret ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşme olarak tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, sözleşmenin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin “parça üzerine hizmet” veya “götürü hizmet” adı altında varlığını koruduğu açıklanmıştır.

Belirtilmelidir ki, “ücret” unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de 506 ve 5510 sayılı Kanunların sistematiği ve diğer maddelerinin düzenleniş şekline göre, anılan unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekmektedir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, iş sözleşmesinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır.

Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.

Somut olaya bakıldığında, davacı, çiftlik işleri ile tarla sürümü, hasat işleri ve mevsimlik çalışanların kontrolü gibi işlerde çalıştığını beyan etmiş, dinlenen tanık beyanlarından, davacının ilgili çiftlikte kaldığı ancak yevmiyeci mi yoksa aylık düzenli bir gelirle mi çalışıp çalışmadığının net olarak anlaşılamadığı, çalışmaya ilişkin somut bilgi veren tanıkların ise tüm dönemi aydınlatacak kadar bilgi sahibi olmadıkları belirgin olduğundan, mahkemece öncelikle işverenlik sıfatı yönünden belirtilen açıklamalar ışığında irdeleme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

2- İşverenlik sıfatı yönünden belirleme yapılırken, 07.12.2004 tarihine kadar söz konusu çiftlikte dahili dahili davalı ...’ın da hisseli malik olduğu net olarak tespit edildiğinde, bu tarihe kadar dahilli davalının sorumluluğu da ayrıca belirlenmeli, bu kapsamda daha detaylı araştırma yapılmalıdır.

3- Davacının talep ettiği dönem yönünden yapılan araştırma da yeterli bulunmamıştır. Zira dinlenen tanıklardan bir kısım ilgili köy muhtarı ve azaları çalışmaya ilişkin net bir beyanda bulunmamışlardır. Dinlenen tanıkların bir kısmının da tarafların akrabaları olduğu gözlemlenmiştir. O halde, mahkemece daha detaylı bir araştırma yapılmalı, bu kapsamda 2002-2010 yılları arasında görev yapmış tüm muhtar ve azaların isimleri tespit edilip yeteri kadarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgili köyde yaşayan halktan çalışmayı bilebilecek

kişiler zabıta marifetiyle tespit edilmeli, ayrıca yine zabıta marifetiyle daha detaylı araştırma yapılmalı (çalışmayı bilebilecek köy halkının bilgisine başvurulmalı), davacının bu dönemde yaptığını iddia ettiği işler nazarında varsa 3. kişilerle olan ilişkileri tespit edilmeye çalışılmalı, bu doğrultuda davacı tekrar isticvap edilip beyanına başvurularak çalışmanın sürekli mi yoksa mevsimlik mi olup olmadığı dikkatlice değerlendirilmek suretiyle, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

4- Asıl davacı ...’ın, mahkeme hükmünden sonra temyiz aşamasında 6736 sayılı Yasa kapsamında davadan feragat ettiği anlaşılmakla, hükümden sonra ortaya çıkan bu hukuki olgu çerçevesinde mahkemece bir karar verilmesi (uyuşmazlığın hizmet tespiti olduğu ve 6736 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı belirgindir) gerekmektedir.

5- Kabule göre de, dahili davalı ... yönünden davanın reddine karar verilip lehine takdir edilen vekalet ücretinin, davalı –karşı davacıdan (... ...) alınması gerektiğine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, asıl dava davacısı ... ile davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde asıl dava davacısı ...'e iadesine, 04.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/15300, K. 2017/5434, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15300
Karar No
2017/5434
Tarih
4 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/15305 K.2017/8758
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/15309 K.2017/8677
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/15309 K.2017/8760
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/15310 K.2017/8668
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/15310 K.2017/19307
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/15311 K.2017/8759

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.