KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/16000 E., 2017/2092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi tüm davalılar vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. avukatları tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılar adlarına Av.... ile davacı... Başkanlığı vekili olduğu anlaşılan Av.... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar ...Ltd.Şti ile ...’ın tüm; diğer davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkin olan davada; % 84 kusur üzerinden sorumlulukları öngörülen davalılar ... A.Ş.,... A.Ş. ve ...A.Ş.’nin, yargılama gideri ve vekalet ücretin de anılan oran üzerinden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, %100 orana göre sorumluluğa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/16000, K. 2017/2092, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama