KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/18586 E., 2019/4836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı ile fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı işverene ait işyerinde 12.07.2007-03.03.2015 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak tam zamanlı geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada, Mahkemece alınan 11.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda davacının çalışmalarının kısmi değil tam süreli olduğu ancak çalışma çizelgeleri incelendiğinde davacının aylar itibariyle eksik günlerinin bulunduğu aylarda hafta tatili çalışması dışında haftanın diğer günlerinin tamamında çalışmasının bulunmadığı, bu anlamda davacının her ay 30 gün çalıştığından hareketle hesaplama yapılamayacağı;
davacının çalışmalarının bazen çalışma sürelerinden daha az, bazen daha fazla, bazen de çalışma süreleri gibi SGK'ya bildirildiği belirtilerek davacının tespiti mümkün gün sayılarının 30 günden eksik her ay için ayrı ayrı irdelenmek suretiyle toplam 35 gün eksik bildirildiğinin tespit edildiği; farklı bir bilirkişiden alınan 17.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise buna benzer bir değerlendirme yapılmaksızın çalışmanın tam süreli olduğundan bahisle eksik gösterilen sigortalılık sürelerinin 30 güne tamamlanmak suretiyle toplam 159 günün tespitine karar verilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, usul ve yasaya uygun ilk bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, genelleme yapılmak suretiyle eksik gösterilen tüm sürelerin 30 güne tamamlanması şeklinde görüş belirten 17.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/18586, K. 2019/4836, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama