KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/2483 E., 2018/3174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
........
Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 5510 sayılı Yasanın 21. maddenin 4. fıkrasında "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir" hükmü öngörülmüştür.
İnceleme konusu davada; 25.01.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya Kurumca ödenen gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderinin tamamının tahsilinin talep edildiği, dosyada alınan kusur raporunda asıl işveren ....... %20, alt işveren......nin %50, ...'nin %30 kusurlu bulunduğu, mahkemece davalıların toplam %100 kusuru üzerinden davanın talep gibi kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ...... işçilerinden olan ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı ... 3. kişi olup, 5510 sayılı Yasanın 21/4 maddesi gereği ilk peşin sermaye değerli gelirin yarısının kusur karşılığından sorumlu olması gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı
./..
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
......
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/2483, K. 2018/3174, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama