İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/2633 K.2019/7798

Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas2016/2633Karar2019/7798Tarih22 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/2633 E., 2019/7798 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2019
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2014/799-2015/538
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosya kapsamı incelendiğinde, 15.09.1965 doğumlu olan davacının 01.09.1982 - 31.05.1983 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, davalı Kurum tarafından 08.03.1983 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 01.09.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin yapıldığı, davacının tescile güvenerek 30.06.1997 tarihinde 10.000.000,00 TL prim ödemesi yaptığı bilahare davacının 18 yaşını ikmal ettiği 15.09.1983 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık şartlarını taşımaması nedeniyle, 18 yaş öncesi döneme tekabül eden sigortalılık tescil işleminin 2014 yılında iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı ile davalı Kurum arasındaki uyuşmazlık, davacının 18 yaşını doldurmadan önceki vergi kayıt süresinde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılıp sayılamayacağı noktasındadır.

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi gereğince mülga 1479 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

1479 sayılı Kanunun “kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24. maddesinde, 18 yaşını doldurmamış olanların, anılan Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları hüküm altına alınmıştır.

1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Kanunun 79. maddesine paralel geçmişe yönelik sigortalılık tesciline imkan veren yasal düzenleme bulunmadığından anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi ilgiliye zorunlu sigortalılık hakkı kazandırmaz. Ancak 1997 yılında yapılan prim ödemesine dayanak sigortalılık süresinin 2014 yılında iptali karşısında, prim ödemesinin davacının sigortalı sayılamayacağı döneme de maledilemeyeceği hususları gözetilerek, ödeme tarihinden ileriye doğru kapsadığı sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulü gerekir.

Davacının 15.09.1983 öncesi dönemde 1479 sayılı Kanun gereğince zorunlu sigortalı olarak kabulü mümkün bulunmamakta ise de, sigortalıların amacının uzun vadeli sigorta kollarından sağlanacak haklara ulaşmak olduğu değerlendirildiğinde, talebin varlığı halinde davacıya, 30.06.1997 tarihinde yaptığı 10.000.000,00 TL prim ödemesi karşılığı olarak, 30.06.1997 tarihinden ileriye doğru 5 aylık sürede isteğe bağlı sigortalılık süresi verilebilir.

Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye ...'ün muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nın oylarıyla ve oyçokluğuyla 22/10/2019 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Davacı ..., 18.03.1983 tarihli giriş bildirgesiyle vergi kaydına dayalı olarak 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin yapıldığını, zorunlu sigortalılık karşılığı olarak kendisinden 17.05.1997 tarihinde eski parayla 10.000.000 TL’lik Af Yasası kapsamında prim tahsilatı yapıldığı halde, 2014 tarihli işlemle tüm sigortalılığın geçersiz sayılmasının Medeni Kanun 2.maddesine aykırılık teşkil ettiğini beyanla; 10.000.000 TL’lik prim ödemesinin karşılık geldiği 15.09.1983-30.04.1992 tarihleri arası dönem yönünden 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın tespitini istemiştir.

Mahkemece, Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkeleri ile Türk Medeni Kanunu’nun 2.madde hükmü kapsamında kurum işleminin aykırılığından bahisle davanın istem gibi kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalı Kurum tarafından temyizi üzerine Dairemizce “…sigortalılık şartları bulunmayan davacının, 30.06.1997 tarihinde yaptığı prim ödemesinin geriye dönük sigortalılık hakkı bahşetmeyeceği, ancak, anılan ödeme tarihini takip eden aybaşından sonrası için ve dönemin geçerli prim tutarları üzerinden isteğe bağlı sigortalı sayılabileceğine..” yönelik verilen bozma kararına aşağıdaki nedenlerle iştirak etmiyorum.

İnceleme konusu somut olayda.

15.09.1965 doğumlu olan ve 18 yaşını 15.09.1983 tarihinde ikmal eden davacı, 08.03.1983 tarihinde verdiği giriş bildirgesiyle, 01.09.1982 tarihinde başlayan vergi kaydına dayalı olarak 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalılık tescili istemesi üzerine davalı kurumca, anılan vergi kaydı gözetilmek suret 15.09.1983 tarihi itibarıyla sigortalılık kayıt ve tescili yapılmış; aynı sigortalılık kapsamında davacıdan, 16.05.1997 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 30.06.1997 tarihinde eski parasıyla 10.000.000 TL’lik tek ve toplu prim tahsilatı yapılmış;

davalı kurumca, anılan prim tutarı 15.09.1983-30.04.1992 tarihleri arası 8 yıl 7 ay 15 gün zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresine sayılıp değerlendirildiği halde otuz bir yıl sonra 08.12.2014 tarihli işlemle, vergi kayıt süresinin 31.05.1983 tarihi itibarıyla sonlanmış olması ve 18 yaşından önceki dönemin Ek geçici 5.madde hükmü uyarınca 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılamayacağından bahisle davacının tüm sigortalılığı geçersiz sayılmıştır.

Sosyal güvenlik evrensel bir ihtiyaçtır ve temel insan hakkı olarak görülmektedir. Bu kapsamda yapılacak değerlendirmelerin yasanın lafzına sıkı sıkıya bağlı değil, yasanın koruma amacına da bakılarak yapılması gerekir.

1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Kanunun 79. maddesine paralel geçmişe yönelik sigortalılık tesciline imkan veren yasal düzenleme bulunmadığı gibi anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi de ilgiliye zorunlu sigortalılık hakkı bahşetmez ise de;

prim ödemesinin icra takibi sonucu gerçekleşmesi veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri (af) kapsamında yatırılması halinde Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptalinin iyiniyetle bağdaşmayacağı ve geçmişe yönelik prim ödemelerinin kapsadığı sürelerin sigortalılık süresi olarak kabulü gerekceği Daire içtihatları ve uygulamaları arasındadır.

Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular gözetilerek. 15.09.1965 doğumlu olan ve 18 yaşını 15.09.1983 tarihinde ikmal eden davacı, 08.03.1983 tarihinde kuruma verdiği giriş bildirgesinde doğum tarihini açıkça yazarak sigortalılık tescili istemesi üzerine kurumca bu doğru bilgiler gözetilerek sigortalılık tescili sağlanmış; yıllarca davacıya sigortalı olduğu güvencesi verilmiş;

bunun da ötesinde 1997 yılındaki af yasasından yararlanılarak dönemin parasıyla tek ve toplu şekilde 10.000.000 TL prim tahsilatı yapılarak anılan prim tutarı 15.09.1983 - 30.04.1992 tarihleri arası 8 yıl 7 ay 15 gün zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresine sayılıp değerlendirildiği halde, otuz bir yıl sonra 08.12.2014 tarihli işlemle hata yaptık denilerek tüm sigortalılık süresini geçersiz sayan Kurumun, Yasa ile kendisine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirmemesinin sonuçlarının sigortalıya yükletilmesinin Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan evrensel nitelikleri objektif iyiniyet kuralıyla bağdaşması mümkün olmadığı gibi;

dairenin, zorunlu sigortalılığın karşılığı olarak tahsil edilen 30.06.1997 tarihli zorunlu prim ödemesini anılan tarihi takip eden aybaşından itibaren ancak 5 aylık süreye ilişkin olarak isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirmesinin de isabetli bir yaklaşım olmadığı kanaatı içerisindeyim.

Belirtilen nedenlerle çoğunluğun aksi yöndeki bozma kararına katılmayıp; belirtilen değerlendirmelere uygun yaklaşım gösteren İlk Derece Mahkemesi Kararının Onanması gerektiğini düşünüyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/2633, K. 2019/7798, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2633
Karar No
2019/7798
Tarih
22 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/2656 K.2019/1075
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/2657 K.2019/1076
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/2658 K.2019/1077
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/2659 K.2019/1078
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/2660 K.2019/1079
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2662 K.2019/5221

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.