KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/2697 E., 2016/3089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada; davacı, 2007-2009 tarihleri arasında iki yıl süre ile davalı işverene ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep etmiş, Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Bu bakımdan; davalı adına kurulan tezgah yerleri belediyeden sorularak belirlenmeli, söz konusu pazarlardaki komşu tezgah işverenleri ile bu kişilerin çalıştırdığı sigortalılar ayrı ayrı belediyeden veya kolluk tarafından araştırılarak tespit edilmeli, bu kişiler tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının, davalı yanındaki çalışmasının kısmi süreli olup olmadığı,
kısmi ise süresi, tezgahın büyüklüğü, işin kapasitesi, tek kişi ile yapılmasının mümkün olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, tanık anlatımları arasında çelişki olduğu takdirde giderilmeli, böylelikle, kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının, hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/2697, K. 2016/3089, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama