İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/3830 K.2016/8818

Dava, 01.07.1988–07.07.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve 07.07.2013 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.. Mahkemece, bozma sonrasında ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen…

Esas2016/3830Karar2016/8818Tarih30 Mayıs 2016Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/3830 E., 2016/8818 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma

Dava, 01.07.1988–07.07.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve 07.07.2013 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.. Mahkemece, bozma sonrasında ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Eldeki davada mahkemece verilen ilk karar, dairemizin 26.05.2014 günlü ve 2014/1777E., 2014/13732K. sayılı ilamıyla davacı hakkında 1479 sayılı Yasa kapsamında makul süreyi aşacak şekilde 1 yıl 1ay 18 günlük zorunlu sigortalılık nedeniyle davacının talebine konu dönemde 2926 sayılı Yasanın 2,3,6 ve 10’uncu maddeleri kapsamında prim ödemesi, Kuırum hesabına geçen tevkifat ve tarımsal faaliyet araştırması yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

2926 sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre; kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyetlerde bulunanlar .. sayıldıkları gibi, 6’ncı madde hükmü gereğince; bu kişilerin sigortalılıkları, tarımsal faaliyetlerine son verdikleri tarihte veya diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sona ermektedir.

Bununla birlikte, 5’inci maddede açıklanan sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı hükmü, 9’uncu maddede yer alan Kurum’un resen tescil yükümü ile birlikte gözetildiğinde, farklı sosyal güvenlik kanununa tabi zorunlu sigortalılığı başlaması nedeniyle tarım Bağ – Kur sigortalılığı sona erdirilen kişinin, kabul edilebilir (makûl) süre uzunluğundaki söz konusu çalışmasının bitiminde 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının yeniden ve kendiliğinden başlatılması gerekmekte ise de, bunun için tarımsal faaliyette bulunulduğunun kanıtlanması da zorunludur.

Kanunun 3’üncü maddesinin (b) bendinde; tarımsal faaliyetin, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya özgü yerlerde kendi adına ve hesabına yapılabileceği belirtilmiş olup, sigortalıların tescil işlemlerinde esas alınması gereken kayıtlar 10’uncu maddede açıklanmıştır. Zorunlu ... temel koşulu, kendi adına ve hesabına bağımsız gerçekleştirilen tarımsal faaliyet olgusu olduğundan, anılan faaliyetin bulunmadığı/kesintiye uğradığı sürelere yönelik olarak ilgilinin sigortalılığından söz edilemeyeceği de açıktır.

Diğer taraftan; tescil veya tevkifata dayalı olarak başlayan ... devamı sürecinde devreye giren ve kabul edilebilir (makûl) süreden fazla devam eden farklı sosyal güvenlik kanunlarına tabi zorunlu sigortalılık nedeniyle kesintiye uğrayan tarım Bağ - Kur sigortalılığının hangi koşullarda yeniden başlayacağına ilişkin hukuksal soruna gelince.

2926 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı devam eden kişinin 506, 1479 veya 5434 sayılı Kanunlar kapsamında zorunlu sigortalı veya iştirakçi olması ve bu statünün kabul edilebilirliği aşacak nitelikte uzun bir süre devam etmesi durumunda, tarımsal faaliyet aralıksız sürdürülse dahi ...yeniden başlayabilmesi için, tescil başvurusu veya prim ödeme veya ürün teslimatına dayalı prim tevkifatı olgularının gerçekleşmesi zorunlu olup, bu takdirde sigortalılık, başvuru tarihini veya prim ödeme tarihini veya kesinti tarihini izleyen aybaşından itibaren geçerli olmak üzere yeniden başlatılabilecektir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2007 gün ve 2007/21-73 Esas, 2007/71 Karar numaralı ilamı ile 03.10.2007 gün ve 2007/10-658 Esas, 2007/718 Karar sayılı ilamında da aynı yaklaşım benimsenmiştir.

Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Eldeki davada mahkemece, sigortalılığın varlığını tespit etmeye yönelik infaza elverişli bir tespit hükmü kurulmadığı gibi, tarımsal faaliyetin varlığına yönelik olarak yapılan araştırmanın da yeterli olduğu söylenemez. Ayrıca davalı kurumca davacının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 12.06.1989 tarihinde sonlandırıldığı ve sonradan yapılan prim ödemelerine göre davacı hakkında 2008-2013 yılları arasında herhangi bir sigortalılık kabul edilmediği göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Bu açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş sonraki tarihli prim ödemelerinin sigortalılık bahşetmeyeceği hususu hatırda tutularak, 25.07.2008 tarihi ile 07.07.2013 tarihleri arasında davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı gerektirecek şekilde tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırmayı yapmak, bu kapsamda davacının 2926 ve 5510 sayılı Kanun kapsamında,

kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin varlığı ve ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı (özel şirketçe yapılmış ise Kurum kayıtlarına intikalinin) bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırmak ihtilaf konusu dönemde tarımsal faaliyetin bulunmadığının belirlenmesi halinde, 25.07.2008 tarihinden itibaren yapılan prim ödemelerin, davalı Kurumun kabul ettiği 2926 ve 1479 sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında kalan kısmının, yazılı talep olmasa bile isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği gözetilerek,

5510 sayılı Kanunun 50 ve devamı maddeleri kapsamında ihtilaf konusu dönemde isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre belirlenmeli ve bu çerçevede varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3830, K. 2016/8818, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3830
Karar No
2016/8818
Tarih
30 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/3830 K.2016/4641
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/3831 K.2016/5920
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/3831 K.2016/17428
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/3831 K.2016/10161
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3831 K.2016/5653
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/3831 K.2016/4640

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.