KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/3894 E., 2016/12968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... Şeker Fabrikası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada, Dairemizin 25.12.2014 tarihli son bozma ilamı ile, davalılardan ... lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle yeniden kusur raporu aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında alınan kusur raporunda; ... Şeker Fabrikası A.Ş.'nin %25, ...'ün %2, ... ve ...'in % 25 ...'ün %5 ve müteveffa ...'ın %43 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.
Ancak, mahkemece verilen 27.05.2014 tarihli kararda %60 kusura göre tüm davalıların sorumlu tutulduğu, bu kararın ise davalılardan ..., ... Şeker Fabrikası A.Ş. ve davacı Kurum tarafından temyiz edildiği, diğer davalıların bu kararı temyiz etmemesi karşısında mahkemece kabul edilen 15.730,40 TL bakımından davacı Kurum lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bu hususun dikkate alınması gereği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3894, K. 2016/12968, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama