KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/6310 E., 2018/3114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Dava, geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 6100 sayılı HMK’nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece kurulan hükümde, red sebeplerinin ortak olmasına karşın yanılgılı değerlendirmeyle davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ayrıca mahkemenin gerekçesinde davanın reddine dair kurulan hükme dayanak olarak davanın kesin delil nedeniyle reddinin gösterilmesi gerekirken, ret sebebinin hukuki yarar yokluğu olarak belirtilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/6310, K. 2018/3114, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama