İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/8307 K.2016/9673

Dava, haksız tahakkuk ettirilen sosyal güvenlik destek primi borcunun iptali, yaşlılık aylığındaki kesinti işleminin iptali ile yapılan kesintilerin geri ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada…

Esas2016/8307Karar2016/9673Tarih9 Haziran 2016Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/8307 E., 2016/9673 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma

Dava, haksız tahakkuk ettirilen sosyal güvenlik destek primi borcunun iptali, yaşlılık aylığındaki kesinti işleminin iptali ile yapılan kesintilerin geri ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada ilamında belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Somut olay incelendiğinde, 21.08.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunulması üzerine, 01.09.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan davacıya, 21.08.2008 tarihinden itibaren dava dışı R.

A.Ş. ortaklığından dolayı 5510 sayılı Kanunun 4-1/b maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primi tescili yapılmış olup 29.02.2016 tarihi itibari ile sonlandırılarak davacının yaşlılık aylığından 21.08.2008-29.02.2016 tarihleri arasında sosyal güvenlik destek primi kesildiği, 01.10.2008-28.02.2011 tarihleri arasında aylıklarından 7108,76 TL prim 2935, 81 TL faiz olmak üzere toplam 10044,57 TL Sosyal Güvenlik Destek Primi tahsil edildiği, ne var ki.

15.09.2008-31.08.2012 tarihleri arasında ilgilinin hizmet akdine tabi çalıştığı işyerinden aldığı ücretlerden mükerrer olarak tahsil edilen miktarın davacıya iade edilmesi için 16.03.2016 tarihli ödeme emri ile ilgili bankaya talimat verildiği, yine 01.09.2012-29.02.2016 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı hizmetlerdeki ücretlerinden kesilen prim tutarlarının iptal edilmesi ve karşılık gelen miktarların ilgiliye ödenmesi için işlem başlatıldığı anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun Geçici 7 ve Geçici 14/1. maddeleri uyarınca 1479 sayılı Kanunun Ek 20. maddesinde yer alan “Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.” hükmü ile 506 sayılı Kanunun 3/II-C maddesidir.

506 sayılı Kanunun 3/II-C maddesinde kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malûllük veya emekli aylığı almakta iken bu Kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanların 78’inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 63’üncü madde hükmüne göre sosyal güvenlik destek primi kesileceği, bunlardan kendi kanunlarına göre görev malûllüğü aylığı bağlanmış olanlar Kurumdan yazılı istemde bulundukları takdirde, haklarında istem gününü izleyen aybaşından itibaren malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının da uygulanacağı öngörülmüştür.

Öncelikle belirtilmelidir ki, davacının yaşlılık aylığı aldıktan sonra hem hizmet akdine tabi çalışması, hem de dava dışı R… A.Ş. ortaklığından dolayı 506 sayılı Yasa'nın 3/II-c ve 1479 sayılı Yasa'nın ek 20'nci maddeleri nazarında, davacının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının tespiti bakımından hangi çalışmanın esas alınacağının tespit edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık; sosyal güvenlik destek primine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan 2 farklı nitelikte sigortalılığın söz konusu olduğu, 01.10.2008-28.02.2011 tarihleri arasında hangi sigortalılık nedeniyle sosyal güvenlik destek primi alınması gerekeceğine ilişkindir.

5510 sayılı Kanunun, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 53'üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.” düzenlemesine yer verilmiş iken.

53 üncü maddenin birinci fıkrası, 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile değiştirilerek, “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihlerini düzenleyen 125'inci maddesinin (b) bendinde, 33'üncü maddenin, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımını takip eden ayın birinci gününde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

Her Kanunun, yürürlükte olduğu dönemdeki uyuşmazlıklara uygulanacağı gözetildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan dönemde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki değiştirilen yasal düzenlemenin somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı gibi.

Kanun koyucu, bu yönde tartışmaya yer vermeyerek, Resmi Gazetenin yayınlandığı 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 6111 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 33 üncü maddesinde, Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağını açıkça belirtmiş olup; buna göre, uyuşmazlık konusu dönem için Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenlemenin uygulanması gerekir.

Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığı ikiye ayırarak incelemek gerekir.

a-)01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen çalışmalar bakımından 15.09.2008-01.10.2008 tarihleri arasında davacının çalışmaları içerisinden baskın çalışmanın hangi sigortalılıkta olduğu belirlenmelidir. Baskın çalışma, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler araştırılmak suretiyle belirlenen ve kişinin emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınması gereken çalışmadır.

Bu kapsamda; davacının, baskın çalışmasının araştırılarak 506 sayılı Yasa Kapsamında (5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a bendi) geçtiğinin kabulü halinde, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından da 5510 sayılı Yasa'nın 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenleme gereği 25.02.2011 tarihli değişikliğin yapıldığı döneme kadar önce başlayan sigortalılığın esas alınması gerekeceğinden 5510 sayılı Yasa'nın, 4/1-a kapsamındaki çalışmalara üstünlük tanınması, 25.02.2011 tarihli değişiklikten sonra ise, her halükarda yasal düzenleme gereği 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a bendi kapsamında geçen sigortalılığa üstünlük tanımak gerekecektir.

b-)01.10.2008 tarihinden önce şayet davacının baskın çalışmasının 1479 sayılı Yasa kapsamında (5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b) geçtiği kabul edilirse, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından da 5510 sayılı Yasa'nın 53'üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk halindeki düzenleme gereği 25.02.2011 tarihli değişikliğin yapıldığı döneme kadar önce başlayan sigortalılığın esas alınması gerekeceğinden 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b bendinin esas alınması gerekecektir.

Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar kapsamında, öncelikle, sosyal güvenlik destek primine tabi olup da, çakışan dönemde hangi sigortalılık üzerinden sosyal güvenlik destek priminin kesilmesi gerekeceğinin belirlenmesi, sonrasında ise kesinti yapılmasına dair kurum işlemi nedeniyle yapılan kesintiler bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun destek primi fark alacağın bulunup bulunmadığının Kurumdan sorulması, kurum kesintileri ile karşılaştırılması ve bu kapsamda iadesi gereken bir tutarın bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle irdeleme yapılarak, sonucuna göre karar verilmelidir.

O hâlde, davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/8307, K. 2016/9673, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8307
Karar No
2016/9673
Tarih
9 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/8307 K.2016/8311
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8309 K.2016/7452
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/8310 K.2016/19751
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/8311 K.2016/12701
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/8312 K.2016/8312
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/8312 K.2016/9907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.